ARAMA

Dalaman Tren İstasyonu ve Afrikalı Türkler

Geri
Dalaman Tren İstasyonu ve Afrikalı Türkler

Dalaman Tren İstasyonu ve Afrikalı Türkler

Üçüncü Selim, 18. yüzyılın sonlarında annesi Mihrişah Kadın’a Dalaman’da çok büyük bir çiftlik hediye etmişti. Çiftlik bugünkü Tepearası, Eskiköy, Dalyan, Ortaca, Akıncı, Güzelyurt ve Dalaman’ın tamamını kapsayan uçsuz bucaksız bir arazi idi. Mısır’ın idaresinin Osmanlı İmparatorluğu ile yaptığı antlaşma sayesinde babadan oğula geçmesini sağlayan Kavalalı Mehmet Ali Paşa, zamanla bu çiftliğe sahip oldu ve çiftlik, Mehmet Ali Paşa’nın ölümünden sonra ailenin mülkü olarak kaldı. En nihayet 1874’te, Mısır’a hıdiv (vali) olan İkinci Abbas Hilmi Paşa’nın mülkiyetine geçti.

Abbas Hilmi Paşa, 1905’te ‘Nimetullah’ isimli yatıyla Dalaman’a 12 kilometre mesafedeki Sarsala Koyu’na gitti. Bugün Muğla’nın ilçesi olan Dalaman, o günlerde henüz yoktu, sadece deniz kenarında sazlardan yapılmış 30 evlik Söğüt isimli bir köy vardı ve Dalaman verimli bir ovadan ibaretti. Av hayvanlarının cirit attığı uçsuz bucaksız ovayı gören av meraklısı Hıdiv, bölgeyi çok beğendi.

Hıdiv, Sarsala Koyu’na iskele ile depo inşa ettirdi ve koydan çiftliğe uzanan bir de yol yaptırttı. Yolun her iki tarafına Mısır’dan getirttiği okaliptüs ağaçlarını diktirirken çevredeki bataklıkları da kurutturdu.

Abbas Hilmi Paşa, ikinci aşama olarak çiftliğinin bulunduğu Dalaman’a bir av köşkü ve aynı anda İskenderiye’ye de bir tren istasyonu inşa ettirmeyi planladı. Binaların yapımını Fransız mimarlara havale etmişti. Fransa’dan yola çıkan ve av köşkünün malzemeleri ile binanın projesini taşıyan gemi Dalaman’a, tren istasyonunun malzemeleri ile projesini taşıyan diğer gemi ise Mısır’a gidecekti. Ancak, yolda bir karışıklık oldu ve Mısır’a gitmesi gereken gemi, yükünü Sarsala Koyu’ndaki iskeleye boşalttı.

Hıdiv’in Dalaman’daki işçileri, karışıklığın farkında olmadan malzemeleri develere ve katırlara yükleyerek, Abbas Hilmi’nin köşkünün bulunduğu yere götürdüler. Gemiyle gelen ustalar ve Hıdiv’in adamları da, efendilerine sürpriz yapmak için hemen binanın yapımına giriştiler. Fakat son derece garip bir karışıklık yaşanmış, Dalaman’da planlanan av köşkü değil, istasyon binası inşa edilmiş, Mısır’a giden diğer gemideki malzeme ile de mükemmel bir av köşkü yapılmıştı.

Eksikler de kısa sürede tamamlandı ve Dalaman’daki binanın etrafına Mısır’dan getirilen palmiyelerle hurma ağaçları dikildi. Tren yolunun bulunmadığı Dalaman’a istasyon binası yapılması Hıdiv’i hayli şaşırttı ama binayı yıktırmadı ve istasyonun yanına bir de cami inşa ettirdi.

1928’e kadar Hıdiv Abbas Hilmi Paşa’nın mülkiyetinde kalan çiftliğe, Türk Sanayi Bankası’ndan alınan bir kredi ödenemeyince, devlet tarafından el kondu. Çiftlik, 1938’de Devlet Ziraî İşletmeleri Kurumu’na devredilirken, istasyon binası da 1930’dan 1958’e kadar Jandarma Karakolu olarak kullanıldı. Dalaman-Köyceğiz yolu üzerinde, Dalaman Çayı’na 10 kilometre uzaklıkta bulunan Devlet Üretme Çiftliği trenle tanışamadı ama bölgedeki tarımın gelişmesinde büyük katkısı oldu (dalaman.gov.tr).

1905 yılında Hıdiv Abbas Hilmi Paşa, çiftliğinde çalıştırmak üzere Mısırlı ve Sudanlı siyah aileler getirmişti.  Paşa çiftliğini kaybedince Mısır’dan getirttiği Sudanlı ailelerin bazıları geri dönmüş, bazıları da Dalaman’da kalmıştır. Çiftliğin satışı sırasında Dalaman’da kalan Afrika kökenli ailelere devlet tarafından Ortaca çevresinde bedelsiz toprak verilmiştir. O dönem Türkçe konuşamayan ailelerin çocuklarından bazıları Dalaman’da anne babalarının çalıştığı, bugün Dalaman Tarım İşletmeleri adıyla anılan çiftlikte ücretli olarak çalışmakta, bazıları da Ortaca’da, küçük de olsa kendi tarım arazisini işlemektedir.